Nederlandse samenvatting

In document University of Groningen Neuroinflammation in depression Dobos, Niki (Page 120-124)

a. Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununa Göre İşçi Olmak

STİSK; “bu kanun hükümlerine göre işçi sayılmayı” 4857 sayılı İş Kanunundaki

“işçi” tanımına atıf yaparak düzenlemiştir. İş Kanununun 2. maddesinin 1. fıkrası gereğince, iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişi işçidir. Ancak 6356 sayılı kanun yalnızca iş sözleşmesine dayanarak çalışan kişileri değil aynı zamanda ücret karşılığı iş görmeyi taşıma, eser, vekâlet, yayın, komisyon ve adi şirket sözleşmesine göre bağımsız olarak meslekî faaliyet olarak yürüten gerçek kişileri de bu kanunun ikinci ila altıncı bölümleri bakımından işçi kabul etmiştir.

Kanunun madde gerekçesi de bu durumu açıklamaya yönelik olarak, “her ne kadar 4857 sayılı İş Kanununa atıf yapılmış olsa da bu Kanunda belirtilen tanımlar İş Kanununun kapsamıyla bağlı olmaksızın genel olarak ifade edilmiş olması nedeniyle diğer iş kanunları ile Borçlar Kanununa tabi olan işçi ve işverenler de bu Kanunun kapsamında olacaktır”. Ancak bu kişilerin yalnızca 6356 sayılı kanunun sendikal haklara ilişkin hükümlerinden yararlanacağını, toplu iş sözleşmeleri ve grev-lokavt hükümlerinden yararlanamayacaklarını belirtmek gerekmektedir.130 Amaç sendikal haklardan yararlanma konusunda işçi tanımını genişletmektir. Yargıtay 9. Hukuk dairesi 11.09.2013’te Ev İşçileri Dayanışma Sendikasına (EVİD-SEN) ilişkin kararında davacının, sendika kurucularının aile ekonomisine katkı sağlamak amacı ile evlerinde parça başı, fason ya da sipariş üzerine gündelik türü el işlerine dayanan, kendi hesaplarına ve bağımsız olarak geçici işlerle uğraşan kişiler olduğunun anlaşıldığını, mevzuata göre

130 Süzek, 123; Esener,140; Çelik-Caniklioğulu-Canbolat, 38.

(2821 sayılı Sendikalar Kanunu m.6 ve 54) işçi ve işveren sendikası niteliği taşımayan, iş sözleşmesi ile herhangi bir işte çalışmayan, işkolu olmayan, işçi-işveren ilişkisi içerisinde bulunmayan kişi ve grupların sendikal faaliyet göstermelerinin mümkün olmadığı iddiasına karşılık yargılama sürecinde yürürlüğe giren 6356 sayılı kanun m.2/4 hükmüne dayanarak, işçi sayılan kavramına bağımsız çalışanlarında dâhil olduğunu ve kanunun bu hükmü dikkate alındığında bağımsız ev çalışanlarının sendika kurabilmeleri önünde herhangi bir yasal engel bulunmadığına hükmetmiştir.131

Bir sendikaya üye olabilmek için aranan işçi olma koşulu yargı kararlarında belirtildiği üzere aktif çalışma hayatını ifade etmektedir. Bu nedenle aktif çalışma hayatına sahip olmayan emekliler, ev hanımları, işsizler, öğrenciler gibi toplumun bazı kesimleri sendikal örgütlenme yoluna gidememektedir. Bu durum herkesin örgütlenebilmesini öngören Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 11. maddesine aykırılık oluşturması nedeniyle eleştirilmekte132 ve ilgili sendikalar tarafından da davaya konu edilmektedir. İlgili sendikalara örnek olarak; “Tüm Emekliler Sendikası” ve “Yeni Emekliler Birliği Sendikası” verilebilir. Kanunun üyelik koşullarına ilişkin olarak aradığı işçi olma, on beş yaşını doldurma, tüzükte aranan özel şartları taşıma ve aynı işkolu çalışma gibi dört koşulundan “işçi” olmak ve “aynı işkolunda çalışmak” koşullarının emekli kişilerin örgütlenmesinin önünde engel oluşturduğu bu nedenle böyle bir sendikanın mevzuat gereği kurulmayacağı iddia edilmekle birlikte Tüm Emekliler Sendikası kararında Danıştay 10. Dairesinin de belirttiği üzere; “emeklilik statüsü içinde bulunan kişilerin aktif olarak çalışmamakla beraber çalışanlar gibi korunması ve geliştirilmesi gereken hak ve çıkarları bulunan kişilerdir. Emekli ve yaşlılık aylıkları ile öteki sosyal güvenlik hakları, emeklilerin birey olarak tek başına sosyal güvenlik kuruluşlarına, yani kamu işverenine karşı savunabilecekleri, koruyup geliştirebilecekleri

131 Y9HD. E.2014/19369 K.2014/23540 T.11.09.2013 (EVİD-SEN Kararı)

132 Kişisel Arşiv; Tüm Emekliler Sendikasının Kapatılması ve Faaliyetlerinin durdurulması Davası Hakkında Bilirkişi Raporu, TC. Ankara Asliye 25. Hukuk Mahkemesi E.2002/907 K.2003/984 T.16.10.2003.

haklar değildir. Bu haklar da, aktif çalışma yaşamındaki ücretlilerin hakları gibi, sendikal örgütler aracılığıyla korunması ve geliştirilmesi gereken haklardır.”133 Bu nedenle mevzuat AY m.90/son hükmü ile aşılarak sendika üyelik koşullarının genişletilmesi mümkündür.

b. On Beş Yaşını Doldurmuş Olmak

Sendikaya üyelikte yaş koşulu 15 yaşını doldurmuş olmaktır. 4857 sayılı İş Kanununda da çalışma yaşı on beş olup, bu yaşı doldurmamış çocukların çalıştırılması yasaklanmıştır134. Önceki sendikalar kanununda üyelik yaşının on altı olması dolayısıyla İş Kanununda yer alan çalışma yaşı arasındaki uyumsuzluk, 6356 sayılı kanunla birlikte ortadan kaldırılmıştır.135 Sendikaya üye olma yaşının düşürülmesi hem kanunlar arasında uyumun sağlanması hem de o yaşta çalışan çocukların haklarının da sendikalar tarafından örgütlü bir şekilde savunulması ve geliştirilmesi bakımından önem taşımaktadır.

c. Tüzükte Öngörülen Niteliklere Sahip Olmak

Her sendikanın kurulma aşamasında tüzel kişilik kazanabilmesi için valiliğe vermesi gerekli olan belgeler arasında sendika tüzüğü bulunmaktadır. Kanun sendika

133 Tüm Emekliler Sendikasına İlişkin Karar; D.10.HD E.2004/11046 K.2007/4117 T.20.07.2007.

(Karar, Tüm Emekliler Sendikasından alınmıştır.)

134 Y.22HD 21.05.2013, E. 2012/16405, K.2013/11851 “.. Öte yandan, her ne kadar davacı tanıkları davacının 1996 yılından işyerinde çalışmaya başladığını beyan etmişlerse de, 01.02.1985 tarihinde doğmuş olan davacının 1996 tarihinde on bir yaşında olduğu görülmektedir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 71. maddesinde, on beş yaşını doldurmamış çocukların çalıştırılmasının yasak olduğu ancak on dört yaşını doldurmuş ve ilköğretimi tamamlamış olan çocukların, bedensel, zihinsel ve ahlaki gelişmelerine ve eğitime devam edenlerin okullarına devamına engel olmayacak hafif işlerde çalıştırılabileceği kuralı öngörülmüştür. Bu kurala göre çalışma yaşının alt sınırı on dört yaş olarak belirlenmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 03.04.1991 tarih 1991/9- Yargıtay Kararları- Çalışma ve Toplum, 2013/4626107 esas sayılı kararında da belirtildiği üzere on dört yaşından küçük çocuklarla iş sözleşmesi kurulma olanağı bulunmamaktadır. Böyle bir sözleşme yapıldığı takdirde baştan itibaren geçersizdir. Kanunun emredici hükümlerine aykırı şekilde yapılan hizmet sözleşmesi 4857 sayılı Kanunun kapsamı dışında kalacaktır…”, Yenisey, Yargıtay’ın 2013 Yılı İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik Hukuku Kararlarının Değerlendirilmesi “İş ilişkisinin Kurulması, Hükümleri ve İşin Düzenlenmesi”

135 Aktay, 44; Canbolat, Yenilikler, 11.

tüzüğünde bulunması gereken zorunlu unsurlara 8. maddesinde açıkça yer vermiştir.

Buna ilave olarak sendikalar üyelerinde aradıkları özel şartlara da tüzüklerinde yer verebilmektedirler.

Tüzükte getirilebilecek özel koşullara ilişkin olarak sınırsız bir serbesti mevcut değildir. Sendikanın varlık amacı işçilerin veya işverenlerin toplu olarak çıkarlarını korumak olduğundan özellikle kişilik hakları bakımından makul sayılabilecek nitelikte şartlar getirilmiş olmalıdır.136 Genel olarak özel şartların, üye olacak kişi tarafından yerine getirilebilecek nitelikte olması ve aşırı derecede güç olmaması gerekmektedir.137 Örneğin, mesleki dürüstlüğe sahip olma, sendika aleyhine söz ve davranışlarda bulunmama gibi özel şartlar koyulabilecektir.138 Ancak Kanunda var olan üyelik şartlarını daraltacak nitelikte koşullar örneğin; yaş sınırını 17’ye taşımak, belirli bir kıdem veya siyasi görüş aramak gibi hususlar öngörülemeyecektir.

ÇSGB’nin kendi veri tabanında bulunan, Türkiye’de kurulmuş ve faaliyet gösteren işçi sendikalarının tüzüklerine bakıldığında pek çoğunda üyelik koşulları maddesinin yalnızca Kanunun asgari olarak aramakta olduğu yaş ve işkolu ile sınırlı

136 Tunçomağ-Centel, İş Hukukunun Esasları, 265; Esener-Gümrükçüoğlu, 141.

137 Okur,77.

138 Tunçomağ-Centel, 297;Başbuğ, 136

olarak düzenlenmiş olduğu görülmektedir. Üye sayısının sendikalarca önem arz etmesinden ötürü üyelik şartlarını ağırlaştırmayı tercih etmedikleri anlaşılmaktadır.139

d. Aynı İşkolunda Çalışır Olmak

Hukukumuzda işkoluna göre sendikalaşma esası kabul edilmiş olduğundan işçinin çalışıyor olduğu işkolundaki bir sendikaya üyelik başvurusunda bulunması gerekmektedir. İşçinin kendi işkolu dışında herhangi bir sendikaya üye olması söz konusu olamayacaktır. Anayasa m.51 ilk şeklinde “işçiler ve işverenler aynı zamanda birden fazla sendikaya üye olamazlar.” normuna yer vermekteydi. Öğreti bu normu yalnızca “aynı zamanda ve aynı işkolundaki” üyelikler olarak yorumlamaktaydı. Ancak söz konusu hükmü farklı yorumlayan Yargıtay 9. Hukuk Dairesi isabetsiz olarak, birden fazla sendika üyeliğinin farklı işkollarındaki üyelikler bakımından da geçersiz olacağını kabul etmiştir.140 03.10.2001’de ise 4709 sayılı kanunla birlikte norm “aynı zamanda ve aynı işkolunda birden fazla sendikaya üye olunamaz şeklinde değiştirilmiştir. 2010 Anayasa değişikliğinde ise söz konusu norm tamamen Anayasadan kaldırılmıştır. Bu değişikliğe karşın 6356 sayılı STİSK m.17’de aynı işkolunda ve aynı zamanda birden çok sendikaya üye olunamaz ifadesi korunarak eleştirilere neden olmuştur. Ancak devamında, aynı işkolunda ve aynı zamanda farklı işverenlere ait işyerlerinde çalışan işçilerin birden çok sendikaya üye olabileceklerine dair yeni bir düzenleme getirilmiştir. Böylelikle kısmi

139 Söz konusu düzenlemeye ilişkin ilgili tüzüklerden üyeliğe ilişkin madde örneği: “ Madde X. Sendikaya Üye Olmanın Şartları:

1. Sendika ana tüzüğünün 3. Maddesinde belirtilen, 12 sıra numaralı metal işkolunda çalışan ve çıkartıldıktan sonra kısa süre işsiz kalan, kayıtsız ve güvencesiz on beş yaşını dolduran herkes üye olabilir.

2. Sendika ana tüzüğü ile ana tüzüğe göre çıkartılan yönetmeliklerde yer alan hükümlerin aksine hareket etmeyeceğini kabul etmek,

3. Sendikaya üyelik, Bakanlıkça sağlanacak elektronik başvuru sistemine e-Devlet kapısı üzerinden üyelik başvurusunda bulunması ve sendika tüzüğünde belirlenen yetkili organın kabulü ile e-Devlet

kapısı üzerinden kazanılır…”,

http://www3.csgb.gov.tr/csgbPortal/cgm.portal?page=sendikalar&id=2, Erişim tarihi, 05.02.2017.

140 Tuncay-Kutsal, Y 9HD E.3738, K.7474, T. 10.07.1985, 86; Ekonomi, 1988 yılı Kararlarının Değerlendirilmesi, 136.

süreli iş sözleşmesiyle aynı işkolunda ama farklı işverenler yanında çalışan işçilerin o iki ayrı işyerinde de örgütlenmiş ancak birbirinden farklı olan sendikalara aynı zamanda üye olabilme imkânı getirilmiştir.

İşçi, kendi işkolunda kurulmuş bulunan sendikalardan dilediğine başvuruda bulunabilme hakkına sahiptir. Yargıtay 2010 yılında verdiği bir kararında işçinin çalıştığı işyerinin girdiği işkolundan farklı bir işkolunda kurulu sendikaya üye olması halinde üyeliğin geçersiz sayılacağını karar altına almıştır.141

Yardımcı işlerde çalışan işçiler de o işyerinde asıl işin girmiş olduğu işkolunda kurulmuş bir sendikaya üye olabileceklerdir (6356 STİSK 17/4). İşyerinde yapılan işlerin ayrıştırılarak sendikalaşmanın kabul edilmesi işkolu sendikacılığıyla bağdaşmayacağından kanun isabetli olarak yardımcı işleri asıl iş kapsamına almıştır.142 2821 sayılı kanun döneminde var olan yirmi sekiz işkolu 6356 sayılı kanuna ekli 1 sayılı cetvel ile yirmi işkoluna indirilmiştir.143 İşçinin çalıştığı işyerinin hangi işkoluna girdiğinin tespiti, işçi ve işveren konfederasyonlarının görüşü alınarak ve uluslararası normlar göz önünde bulundurularak ÇSGB tarafından bir yönetmelikle belirlenmektedir (6356 STİSK m.4/3). İşçinin çalıştığı “işyeri” ifadesinden 6356 sayılı STİSK’in 2.

maddesinin 3. fıkrasının göndermesiyle 4857 sayılı İş Kanunundaki işyeri tanımına bakmak gerekmektedir. Buna göre, işveren tarafından mal veya hizmet üretmek amacıyla maddi olan ve olmayan unsurlar ile işçinin birlikte belirli bir teknik amacı elde etmek amacıyla örgütlendiği birime işyeri denilir.144 İşyeri, işyerine bağlı yerler, eklentiler ve araçlar ile oluşturulan iş organizasyonu kapsamında bir bütün olarak kabul edildiğinden

141 Narmanlıoğlu, “Toplu İş İlişkileri Açısından Yargıtay’ın 2010 yılı Kararlarının Değerlendirilmesi”

Y9HD 02.03.2010 E.2009/37301 K.2010/5435, 334.

142 Narmanlıoğlu, “Karar Değerlendirme” 321.

143 http://www.iskur.gov.tr/portals/0/dokumanlar/kurumsal%20bilgi/mevzuat/Tuzukler/%C4%B0%C5%

9F%20Kollar%C4%B1%20t%C3%BCz%C3%BC%C4%9F%C3%BC.pdf

144 Narmanlıoğlu, Ferdi İş İlişkileri, 137.

(4857 sayılı İK. m.2/3), işkolu tespitinin de bu çerçevede düşünülmesi kaçınılmaz olacaktır.145

In document University of Groningen Neuroinflammation in depression Dobos, Niki (Page 120-124)