De rol van de gemeenteraad en de wethouder

In document De WWB gewogen: gemeenten aan het woord (pagina 38-43)

3 Ervaringen met de systeemwijziging

3.4 De rol van de gemeenteraad en de wethouder

2.1.1. GAZETELER

Bahsi edilen bu üç Kürtçe gazete ile ilgili bilgileri kronolojik olarak ayrı baĢlıklar altında Ģöyle ele almak mümkündür:

2.1.1.1. KURDĠSTAN (1898)

22 Nisan 1898‟de Kahire‟de yayına baĢlayan “Kurdistan” gazetesi ilk Kürtçe gazete olma özelliğini taĢır (Celil, 2001: 25; DılgeĢ, 1998: 79-80). Bundan dolayı da gazetenin kuruluĢ tarihi olan 22 Nisan günü Kürtler için “Gazetecilik Günü” olarak kutlanır (Kaya, 2010: 69; Serfıraz, 2016; 24). Ancak “Kurdistan” her ne kadar kendini gazete olarak nitelendirse de bu yayını dergi olarak nitelendirmek daha doğrudur. Zira bahse konu yayın, bazen on beĢ günlük, bazen aylık, bazen de birkaç

6 ÇalıĢmaya konu olan dönemde (1900-1920) Tablo 3‟te gösterilen bütün süreli yayınlar yer almamaktadır. AraĢtırma dönem itibariyle dergilerle sınırlı tutulmıĢtur. Ancak ele aldığımız mezkûr dönemdeki Kürt dergilerinin yanı sıra, Tablo 3‟te görüldüğü üzere ilk Kürt gazetesi olma özelliği taĢıyan “Kurdistan”, hemen ardından gelen “Kürd Teavün ve Terakki” ve “ġark ve Kurdistan” gazetelerini de bu çalıĢmamız içerisinde değerlendirdik. Çünkü bu yayınlar öncelikle Osmanlı modernleĢmesinin bir sonucu olarak Kürt süreli yayınlar içerisinde ilk olma özelliklerini taĢımaktadırlar. Ġkici olarak, her ne kadar künyelerinde gazete veya dergi ayrımı yapmıĢ olsalar da nitelik açısından o dönemde çıkan gazeteler için bu ayrımı yapmak pek de kolay değildir. Öyle ki, bunlar gazete olarak nitelendirilmiĢ olmalarına karĢılık haftalık, aylık, iki veya üç aylık olarak düzensiz bir Ģekilde yayımlanmaktaydılar.

92 ayda bir yayımlanmıĢtır. Ayrıca günlük, haftalık ya da aylık dünyadan ve ülkeden haberlere yer vermekten ziyade, bir derginin özelliği olan makalelere, yazılara daha fazla yer vermiĢ olduğu görülmektedir (Bozarslan, 1991: 61). Yine de biz bu çalıĢmada, “Kurdistan”ın kendini gazete olarak tanımlamıĢ olmasından mütevellit, bu yayını gazete olarak ifade edeceğiz.

Gazetenin Kahire‟de yayın hayatına baĢlamıĢ olmasını birkaç sebebe dayandırmak mümkündür. Bunlardan ilki, dönemin siyasi koĢullarının getirdiği baskılar, yasaklar ve sürgündür. Nitekim Ġlk Kürtçe gazete olan Kurdistan‟ın kurucu ve yayımcıları olan Mikdad ve Abdurrahman Bedirhan kardeĢler, 1847 yılında evvela Ġstanbul‟a, ardından da Girit‟e sürgün edilen Kürt Botan Beyi Mîr Bedirhan‟ın sürgünde doğan çocuklarıdır. Öyle ki, gazeteyi ilk çıkaran Mikdat Midhat‟dır (Issı, 2013: 128; DılgeĢ, 1998: 79-80). Ġkincisi, Kahire o dönemde sürgün edilen yerlerden biri olmasından dolayı yönetime muhalif olanların yoğun olarak yaĢamıĢ olduğu bir kent olma özelliği taĢımasına dayandırılabilir. Üçüncüsü, Kahire‟nin hukuken Osmanlı toprağı olmasına karĢın fiilen Osmanlı kontrolünde değil, Ġngiltere‟nin etkisi altında olmasıydı. Ancak Osmanlı‟nın yinede bir gazetenin yayımını durduracak ya da engelleyecek kadar hükmü vardı. Diğer en önemli sebep ise, matbaa imkânın Osmanlı‟nın diğer pek çok yerine göre Kahire‟de oldukça ileri düzeyde olmasıydı (Malmisanij, 2013: 23; Bozarslan, 1991: 62).

Zaten Birinci Dünya SavaĢı‟na kadar bölgede Kürtlerin sahip olduğu bir matbaa dahi yoktu. 1865‟te Bitlis‟te, 1866‟da Erzurum‟da, 1868‟de Diyarbakır‟da, 1889‟de Van‟da, 1893 yılında ise Elazığ‟da kurulan matbaalar ve diğerleri ya devlete ya da Batılı misyonerlere aitti. Bundan dolayı da, Kürtçe eserler ilkin Kahire ve Ġstanbul gibi bölge dıĢındaki Ģehirlerde basılmıĢtı (Malmisanij, 2006: 33; Serfıraz, 2015: 19-20). 1898‟de Kahire‟de Kurdistan Gazetesi‟nin basıldığı Kurdistan Gazetesi Matbaası kurulmuĢtur. 1908‟de Ġstanbul‟da Liceli Kürdizade Ehmed Ramîz ve Motkili Halil Hayali tarafından Osmanlı‟da ilk Kürtçe matbaa, 1910‟da Ġstanbul‟da bir Diyarbakırlı tarafından “Matbaa-i Amedi” kurulmuĢtur. 1911‟de ise, Ferecullah Zeki El Kurdî adlı bir Kürd‟ün Kahire‟de açmıĢ olduğu “Metbaa Kûrdistan‟a Ġlmîyye” (Kürdistan Ġlmîyye Matbaası)” adında bir matbaanın varlığı bilinmektedir. Fakat matbaa‟nın 116 kitap bastığı bilinmesine rağmen, bunların

93 arasında Kürtçe kitaba rastlanmamıĢ olup, Kürtçe kitap basılıp basılmadığı da bilinmemektedir. Bu matbaalarda ve diğerlerinde Osmanlı dönemi boyunca farklı alfabelerle toplamda 30 kadar Kürtçe kitap basılmıĢtır (Malmisanij, 2006: 33-43, Kaya, vd., 2015: 8; Serfıraz, 2015: 21).

Yayın çizgisi Ġttihat ve Terakki Cemiyeti politikaları paralelinde olan

“Kurdistan”, ilk sayısından itibaren Abdülhamit rejimi tarafından yurda sokulması yasaklanmıĢ yayınlar listesinde yer alıyordu (Kıran, 2002: 276; Demir, 2010: 73).

Öyle ki, bu gazetenin ilk sayısının Kahire‟de yayımlanmasından hemen sonra, henüz ikinci sayısı yayımlanmadan II. Abdülhamid yönetimi imparatorluk illerine girmesini yasakladığını 1898‟deki Ģu resmi yazıĢmadan görmek mümkündür (Malmisanij, 2011: 121-123): “Bedirhan paşazâde Mikdad Midhat imzasıyla Mısır‟da neşrolunan Kürtçe gazetenin bilcümle vilâyât-ı şâhâneye ve bâhusus Anadolu‟da kâin vilâyâta men-i idhâli şerefsâdır olan irâde-i seniyye-i cenâb-ı hilâfetpenâbî manzûr-ı celîlinden olmakla ol bâbda emr ü fermân hazret-i veliyyü‟l-emrindir.” Ayrıca bundan sonraki yazıĢmalarda ise hacdan dönerken SüveyĢ ve Ġskenderiye‟den geçecek olan hacılar tarafından, “Kurdistan” gazetesinin dağıtılabileceği düĢünülerek Ġstanbul, Ġskenderun bölgesiyle ve Kürtlerin yoğun olarak yaĢadıkları bölgeyle münasebeti olan iskelelerde hacıların eĢyasının çok dikkatli kontrol edilmesi istenmiĢtir. ĠĢte bundan dolayıdır ki, baĢlangıçta 15 günde bir yayımlanması düĢünülen bu gazete, karĢılaĢılan baskılar yüzünden 1898-1902 yılları arasında ancak 31 sayısı yayımlanabilmiĢtir (Kıran, 2002: 276).

Yalnızca otuz bir sayı yayımlanan “Kurdistan” gazetesi içerisinde yapılan arĢiv incelemelerinde ilk etapta beĢ sayısı bulunamazken, Malmisanij, gazetenin 17.

ve 18. sayılarını bulup (Malmisanij, Lewendî, 1992: 7) yayımladıktan sonra ise, bu gazetenin yalnızca üç sayısına yani 10. 12. ve 19. sayılarına ulaĢılamamıĢtır. Diğer bir ifadeyle Kurdistan‟ın 28 sayısı bulunmuĢtur. Gazetenin ilk beĢ sayısının künyesinde, gazetenin sahibinin ve yazarının Botan Miri Bedirhan Beyin oğlu Mikdad Mithat Bedirhan olduğu görünmektedir (Kurdistan, 1991: 1). Ancak daha sonraki aylarda gazetenin kurucusu ve sahibi olan Mikdad Mithat Bedirhan, Abdülhamid yönetimi tarafından “Kurdistan”ın Mısır‟da yayımını sürdürmesini engellemesi üzerine Ġstanbul‟a döner ve böylece gazetenin yönetimi altıncı sayıdan

94 itibaren el değiĢtirir (Kıran, 2002: 276; DılgeĢ, 1998: 82). Nitekim altıncı sayıdan otuz birinci sayıya kadar gazetenin künyesinde, sahibi ve yazarı Mikdad Beyin kardeĢi Abdurrahman Bedirhan olarak görünür (Kurdistan, 1991: 1).

II. Abdülhamid rejimine muhalif gruplara yakınlığı nedeniyle gazetenin (Serfıraz, 2013: 31) ilk beĢ sayısı Mısır‟da, 6-19 arası sayıları ile 30. ve 31. sayıları Ġsviçre‟nin Cenevre kentinde, 20. ve 23. sayıları Mısır‟ın Kahire Ģehrinde, 24. ve 25.

sayıları Ġngiltere‟nin Londra kentinde, 26-29 arası sayıları Ġngiltere Folkstone‟de yayımlanmıĢtır (Kurdistan, 1991: 1; Kaya, 2010: 69; Malmisanij, 1902: 11; DılgeĢ, 1998: 82).

“Kurdistan” gazetesinin sıkça yer değiĢtirme faaliyetini Abdullah Cevdet ve Ġshak Sükûtî‟nin denetiminde yayımlanan “Osmanlı” gazetesinin aktarımından da görebiliriz (Malmisanij, 2011: 112-114): 15 Ekim 1898‟de yayımlanan 22. sayısında;

“Bedirhan Paşazadelerden Abdurahman Bey birâderimiz Mısır‟da te‟sis ile neşrine başladığı Kurdistan Gazetesi‟ne devâm etmek üzere şehrimize gelmiş ve matbaamızda tab‟etdirip altıncı ve yedinci nüshalarını neşretmiştir.” Yine 1 Aralık 1899‟da 49. sayısında; “… Bedirhan beyler iki seneye karîb bir zemândan beri…Kurdistan‟ı neşretmekte idi…bu kere (de gazete) Cenevre‟yi terk ile kış mevsimini imrâr etmek üzere Kahire‟ye mütevecciben hareket etmiştir.” Benzer Ģekilde 1 Ağustos 1900 tarihli 65. sayısında ise; “Bedirhan Paşazâde Abdurrahman Bey birâderimiz gazetesinin neşri içün geçen hafta Londra‟ya vâsıl olmuş ise de matbaamızın nevâkısı ikmâl edilmediğinden Kurdistan‟ın neşri birkaç hafta daha gecikmiştir.” Ģeklinde yer alan ifadeler bunu doğrulamaktadır.

Gazetenin merkezinin devamlı olarak değiĢmesi, aynı zamanda basıldığı matbaanın da farklılaĢmasına neden olmuĢtur. Bundan dolayı, Kurdistan‟ın ilk üç sayısı Mısır‟da El-Hilâl Matbaasında, 4. ve 5. sayıları Mısır‟da Kurdistan Gazetesi Matbaasında, 6-19 arası sayılar Cenevre‟de Müslümanların Ġttifakı ve Ġyiliği Derneği Matbaasında7 basılmıĢtı. 20. ve 21. sayılar ise Kahire‟de yayımlandığı belirtilmiĢ;

7 Abdurrahman Bedirhan, altıncı sayıdan itibaren gazetenin merkezini Kahire‟den Cenevre‟ye taĢıyarak gazeteyi, Ġttihat ve Terakki matbaasında basmıĢtır. Öyle ki “Osmanlı” gazetesinin Ekim 1898 tarihli 22. sayısında Ģöyle yazmaktadır: “Bedirhan Paşazadelerden Abdurrahman Bey kardeşimiz Mısır‟da kurarak yayına başladığı Kurdistan Gazetesi‟ne devam etmek üzere şehrimize

95 fakat matbaası yazılmamıĢtır. Daha sonra yayımlanan 22. ve 23. sayılar, Mısır/Kahire, Hindiye Matbaasında basılmıĢtır. Bundan sonraki sayıların ise, matbaası belirtilmemiĢtir (Bozarslan, 1991: 62-63). Ancak Kıran, “Kurdistan”ın Londra (24. ve 25. sayıları) ve daha sonra Ġngiltere‟nin güneyi Folkstone‟a (26., 27., 28. ve 29. sayıları) taĢındığı sırada da Ġttihat ve Terakki‟ye ait olan “Ġntikam”

matbaasında basıldığını ifade edecektir. Öyle ki Osmanlı gazetesinin 1 Ağustos 1900 tarihli 65. sayısında yayımlanan bir ilandan, “Kurdistan” gazetesinin Ġngiltere‟de yayımlandığı “Ġntikam” matbaasının Ġttihat ve Terakki‟ye ait olduğu anlaĢılmaktadır (Kıran, 2002: 277): “Bedirhan Paşazade Abdurrahman Bey kardeşimiz gazetenin yayımı için geçen hafta Londra‟ya varmış ise de matbaamızın eksiklikleri tamamlanmadığından Kurdistan‟ın yayımı birkaç hafta gecikmiştir.” Aynı zamanda, gazetenin Cenevre‟de yayımlanan 30. ve 31. sayılarının da künyesinde nerede basıldığı belirtilmemiĢ olmasına karĢın Malmisanij, “Osmanlı” gazetesinden aktararak bu sayıların Ġttihat ve Terakki‟nin matbaası olan “Ġntikam Matbaası”nda basıldığını belirtir (Malmisanij, 2011: 119).

Buraya kadar ifade ettiğimiz “Kurdistan” gazetesinin kaç sayı, nerede, hangi matbaada ve tarihte neĢredildiğini bir tablo ile de göstermemiz mümkündür (Kurdistan, 1991: 1; Malmisanij, Lewendî, 1992: 52, 68; Malmisanij, 2006: 33; Issı, 2013: 131-132):

Tablo 4: Kurdistan Gazetesi‟nin Basıldığı Sayı, Tarih, Yer ve Matbaa Bilgileri

Sayı Tarih Matbaa ġehir/Ülke

1 22 Nisan 1898 El-Hilâl Matbaası Kahire/Mısır

2 6 Mayıs 1898 El-Hilâl Matbaası Kahire/Mısır

3 20 Mayıs 1898 El-Hilâl Matbaası Kahire/Mısır

4 3 Haziran 1898 Kurdistan Gazetesi Matbaası Kahire/Mısır 5 17 Haziran 1898 Kurdistan Gazetesi Matbaası Kahire/Mısır 6 11 Ekim 1898 Müslümanların Ġttifakı ve Ġyiliği

Matbaası Kahire/Mısır

7 5 Kasım 1898 Müslümanların Ġttifakı ve Ġyiliği

Matbaası Cenevre/Ġsviçre

8 1 Aralık 1898 Müslümanların Ġttifakı ve Ġyiliği

Matbaası Cenevre/Ġsviçre

gelmiş ve matbaamızda 6. ve 7. sayıları yayınlanmıştır.” Benzer Ģekilde gazetenin Cenevre‟de yayınlanan ilk sayısının arkasında Kürtçe olarak, “Metbea Cemiyeta Tifq û Qenciya Misilman Tebi Bîye” (Müslümanların Birlik ve İyiliği Matbaası‟nda basılmıştır) ifadesi bulunmaktadır. Burada Abdurrahman Bedirhan‟ın “Ġttihat ve Terakkî‟yi”, “Müslümanların Birlik ve Ġyiliği” Ģeklinde Kürtçeye çevirmesi dikkat çekicidir (Kıran, 2002: 277).

96 9 16 Aralık 1898 Müslümanların Ġttifakı ve Ġyiliği

Matbaası Cenevre/ Ġsviçre

10 - - -

11 10 ġubat 1899 Müslümanların Ġttifakı ve Ġyiliği

Matbaası Cenevre/Ġsviçre

12 - - -

13 2 Nisan 1899 Müslümanların Ġttifakı ve Ġyiliği

Matbaası Cenevre/Ġsviçre

14 20 Nisan 1899 Müslümanların Ġttifakı ve Ġyiliği

Matbaası Cenevre/Ġsviçre

15 5 Mayıs 1899 Müslümanların Ġttifakı ve Ġyiliği

Matbaası Cenevre/Ġsviçre

16 6 Ağustos 1899 Müslümanların Ġttifakı ve Ġyiliği

Matbaası Cenevre/ Ġsviçre

17 15 Ağustos 1899 Müslümanların Ġttifakı ve Ġyiliği

Matbaası Cenevre/Ġsviçre

18 21 Eylül 1899 Müslümanların Ġttifakı ve Ġyiliği

Matbaası Cenevre/Ġsviçre

19 - - -

20 29 Aralık 1899 Kahire/Mısır

21 11Ocak 1900 Kahire/Mısır

22 2 ġubat 1900 Hindiye Matbaası Kahire/Mısır

23 24 ġubat 1900 Hindiye Matbaası Kahire/Mısır

24 1 Eylül 1900 Ġntikam Matbaası Londra/Ġngiltere

25 1 Ekim 1900 Ġntikam Matbaası Londra/Ġngiltere

26 14 Aralık 1900 Ġntikam Matbaası Folkstone/Ġngiltere

27 13 Mart 1901 Ġntikam Matbaası Folkstone/Ġngiltere

28 14 Eylül 1901 Ġntikam Matbaası Folkstone/Ġngiltere

29 14 Kasım 1901 Ġntikam Matbaası Folkstone/Ġngiltere

30 14 Mart 1902 Ġntikam Matbaası Cenevre/Ġsviçre

31 14 Nisan 1902 Ġntikam Matbaası Cenevre/Ġsviçre

Gazetenin bu özelliklerinin yanı sıra, “Kurdistan”ın neĢredilen bütün sayıları 4‟er sayfadan oluĢmuĢtur ve baskıları küçük ebatta, 2 bin adet basılmıĢtır (Celil, 2001: 26). Gazetenin adının sağ yanında, gazetenin kurucusu ve sahibinin adı Kürtçe olarak yazılmıĢ, aynı zamanda Kürtçe olarak Ģu ifadeye de yer verilmiĢtir: “Her defasında iki bin gazeteyi, halka verilmek üzere parasız olarak Kürdistan‟a göndereceğim” (Bozarslan, 1991: 60, 62; Malmisanij, 2011: 112). Gazetenin künyesinde ise on beĢ günde bir ya da ayda bir neĢredildiği belirtilmiĢ (Kurdistan, 1991: 1) olmasına karĢın, bu periyoda uyulmamıĢ ve gazete düzenli olarak çıkarılmamıĢtır (Kaya, 2010: 70).

Öte yandan, Kurdistan‟ın ilk sayısında on beĢ günde bir yayımlanan Kürtçe gazete olduğu belirtilmiĢ, 24. sayıdan itibaren ayda bir neĢr olunan bir ceride olduğu

97 yazılmıĢtır. 25. sayıdan sonra ise, ayda bir yayımlanan Kürtçe ve Türkçe bir gazete olduğu ifade edilmiĢtir (Bozarslan, 1991: 60; Malmisanij, 2011: 112). Nitekim gazetenin ilk üç sayısı Kürtçe olarak yayımlanmıĢtır. 4. sayıdan 7. sayıya kadar Kürtçe ile birlikte Türkçe yazılara da yer verilmiĢtir. Buradaki Türkçe yazılar Sultan Abdülhamid‟e yazılan dilekçelerden oluĢur. Bunlardan sonraki 8., 9., 11. ve 15.

sayılar yalnızca Kürtçe olarak neĢredilmiĢtir. Bunun dıĢındaki diğer sayılarda ise hem Türkçe hem de Kürtçe yazılar görünür (Kurdistan, 1991; 1; Bozarslan, 1991:

61).

“Kurdistan” Kürtçe bir gazete niteliğine sahip olmasına rağmen, muhtevasında Türkçe yazılara yer vermesinin nedeni, Kürt halkının kendi dilinde eğitim ve öğretim yapmaktan mahrum olmasından kaynaklanır. Gazetenin pek çok sayfasında bu hususa değinilmiĢ ve Kürtlerin kendi dilinde eğitim-öğretim görmesi bir amaç olarak benimsenmiĢtir (Issı, 2013: 132). Öyle ki gazetenin altıncı sayısında Abdurrahman Bedirhan‟ın baĢlıksız olarak yayımlanan Kürtçe bir yazısında, durumu Ģöyle ele almıĢtır (Bedirhan, 1991c: 6):

“Dünyada çok az kişi Kürtçe yazabiliyor. Üzülüyorum çevrelerine bakmamalarına.

Komşuları Rus, Acem ve Rum (bu ifadeyle Türkler kastedilir) hepsi kendi dillerinde kitap yazmışlar… O milletler çocuklarına, vatanlarına güzel bir şey bırakmışlar.

Allah ilmini ve ömrünü arttırsın, kardeşim Mikdat Bey, o gazeteyle doğru bir yol bize gösterdi.”

Gazete dil olarak, editörünün de geldiği Cizira Botan bölgesindeki Kürtler arasında yaygın olan Kürtçenin Kurmanci lehçesiyle yayım yapmıĢ (Celil, 2001: 26;

Kaya, 2010: 70) olsa da gazete yöneticileri, Kürt dilinin her iki lehçesinin yani Sorani ve Kurmanci‟nin Kürt edebiyatında eĢit ağırlıkta kullanılması gerektiğini düĢünüyorlardı. Nitekim “Kurdistan”ın üçüncü sayısında Mikdad Bedirhan, farklı lehçelerde yazan iki Kürt klasiği olan, Ahmed-i Hanî (Ehmedê Xani) ve Haci Kadiri Koyi‟nin (Haci Qadırê Koyi) eserlerinin büyük anlamını vurguluyordu (Celil, 2001:

41-42). Ancak “Kurdistan”ın Kürtçesi duru bir Kürtçe değildir. Kürtçe yazılarda birçok Arapça ve Farsça sözcükler kullanılmıĢtır. Çünkü o zaman sözlerini ve yazılarını Arapça ve Farsça sözcüklerle süslemek, Kürt entelijansiyası arasında gelenek haline gelmiĢti. Onlar Kürtçeye, Arapça ve Farsça sözcükler katmayı bir

98 yücelme olarak kabul ediyorlardı. Arapça ve Farsça sözcükler kullanmayı aydın ve bilgili olmanın belirtisi olarak görüyorlardı (Bozarslan, 1991: 62).

Öte taraftan, ilk sayısından yirminci sayısına kadar gazetenin sağ tarafında künye bilgileri arasında Türkçe olarak Ģu ifade yazılıdır (Kurdistan, 1991: 1): “Her baskısından 2000 adet Kürdistan‟ın büyük valilerine gönderilecek ve onlar aracılığıyla köyler ve kasabalara dağıtılıp yaygınlaştırılacaktır.” Gazetenin sol tarafında ise, Kürtçe olarak “Her car du hezar rojnaman bê pere ez ê rêkim Kurdistanê, da ku bidin xelkê. (Her defasında 2000 gazeteyi ücretsiz olarak halka vermeleri için Kürdistan‟a göndereceğim.)” yazılıdır. Ancak Bedirhan Bey, 24. sayı hariç 20. sayıdan 29. sayıya kadar halka ücretsiz olarak gönderdiği sayıları 200‟e indirdiğini belirtmiĢtir. 30. ve 31. sayılarda böyle bir bilgiye yer verilmez.

Böylesi bir durumun dönem dönem farklılaĢmasının nedeni, Abdülhamid yönetiminin yasaklarının ve baskılarının sonucu giderek daha fazla maddi sorunları beraberinde getirmesinden kaynaklanmıĢ olabilir. Öyle ki Aburrahman Bedirhan‟nın

“Kurdistan” gazetesini çıkarmaya devam etmesi ve Abdülhamit yönetimine muhalefeti nedeniyle 1900‟de Osmanlı mahkemesi, gıyabında müebbet hapse mahkûm edilmiĢti ve mallarına el koyma kararı verilmiĢti (Malmisanij, 1902: 11;

Malmisanij, 2011: 127; Celil, 2001: 29). Bu nedenle gazetenin on üçüncü sayısında bazı Kürtler tarafından gazeteye parasal yardım gönderildiği belirtilmiĢ ve konu ile ilgili bir liste yayımlanmıĢtır. O listeye göre yardım için Ģu paralar gönderilmiĢtir (Bozarslan, 1991: 67): “Diyarbekir‟den: 200 kuruş, Süleymaniye‟den: 121 Kuruş, Adana‟dan: 120 Kuruş.” Bu maddi sorunlara karĢın gazetenin, Kürtlerin yoğun olarak yaĢadıkları bölgenin dıĢında yıllık abone bedeli 80 kuruĢ olarak belirlenmiĢ, fakat bölge içinde özel isteyenlere bedava gönderileceği vurgulanmıĢtır (Kurdistan, 1991: 1).

Gazetenin dağıtım yöntemi ile ilgili olarak pek fazla bilgi bulunmamakla birlikte, nerelere ulaĢıldığı gelen okuyucu mektuplarından çıkarılabilir. Mesela, Mısır‟da basılan “Kurdistan” gazetesinin sayıları, Suriye üzerinden büyük oranda Anadolu‟ya (ülkenin güney bölgelerine) ve Avrupa‟ya ulaĢtırıldığı belirtilmektedir.

99 Avrupa‟ya gönderilen gazeteler önemli oranda Kürt mültecileri ile Kürt dili ve edebiyatına ilgi duyanlar arasında dağıtılmıĢtır (Kaya, 2010: 70; Celil, 2011: 26).

“Kurdistan” gazetesi, Kürtlere yönelik ilk gazete olma özelliğinin yanı sıra, bu gazeteyle birlikte Kürt entelijansiyası tarafından ilk kez Kürtçe nesir yazılmaya da baĢlanmıĢtır. Zira önceden Kürtçe yazılan metinler, daha çok manzum olarak yazılırken, nesir türünde Kürtçe yazı örneği hemen hemen yok gibidir. Öyle ki bu gazeteyle beraber ilk defa pek çok konuda nesir biçiminde makaleler yazılmıĢ. Bu durum Kürtçe yazı dilinin zenginleĢmesini sağlamıĢtır. Yani “Kurdistan” gazetesi, Kürtçe düzyazılara yer vererek Kürt yazı dilinde kendi çapında bir reform yapmıĢtır (Malmisanij, 2013: 24-25; Malmisanij, 1902: 29; Malmisanij, 2011: 107).

Kurdistan Gazetesi‟nde, yazılan yazıların önemli bir bölümünü Mikdad Bedirhan ve Abdurrahman Bedirhan kardeĢlerin yazdığı düĢünülmektedir. Bundan dolayı, “Kurdistan”ın ilk beĢ sayısındaki makaleler imzasız bir Ģekilde yayımlanmıĢtır. Kullanılan materyallerin ve makalelerin incelenmesi birkaç önemsiz istisna dıĢında, tüm yazıların editörün (Mikdad Mithat Bedirhan‟nın) kaleminden geçtiği düĢüncesini akla getirmektedir. Çünkü gazeteye yazı yazacak gazeteci ve muhabir sıkıntısı vardı. Bu sebeptendir ki Mikdad Bedirhan, Kahire‟de eğitim kurumlarında okuyan Kürtlerle, ayrıca El-Ehzer Üniversitesi öğrencileriyle ve daha çok Süleymaniye ile Kerkük‟ten okul arkadaĢlarıyla iliĢki halindeydi. Buna rağmen, Kurdistan Gazetesi‟nde yayımlanan makalelerine baktığımızda, Mikdad Bedirhan‟ın henüz belirli bir düzene ve sistemli bir programa sahip olmadığı görülür (Celil, 2001:

29). Daha sonraki sayılarda yer alan yazılarda ise, nicelik olarak Abdurrahman Bedirhan etkili olmuĢtur.

Aynı zamanda gazetede ġam, Mardin, Diyarbakır, Adana ve TrablusĢam‟dan gelen bazı takriz (beğeni yazısı) ve mektuplara da yer verilmiĢtir. Diyarbakır eĢrafından ġ.M. (13. sayıda), ġam‟dan N.H (3. Sayıda), Adana‟dan Seyyid Tahirê Botî (5. sayıda) örnek olarak gösterilebilir. Ayrıca gazetede Ahmed-i Hanî‟nin Mem û Zîn‟inin bazı bölümleri ile Haci Kadiri Koyi‟nin bir Ģiiri de yayımlanmıĢtır. Mem û Zîn‟in burada yayımlanan metinleri, onun bilinmeyen ilk matbu metinleri arasındadır. Bu yazılardan baĢka Abdullah Cevdet (17. sayı), Rauf PaĢa (22. sayı),

100 Bir Ciğerhun (27. sayı), Bahriyeli Rıza (22. sayı), Ömer Fevzi (21. sayı), Lavê ġêyh E. Fetah (3. sayı, bu isim Celadet Âli Bedirhan‟ın kullandığı müstear adıdır) gibi imzalarla da Ģiir ve yazılara rastlanır (Malmisanij, 1902: 36-37, 49; Kurdistan, 1991:

1).

Ayrıca, “Kurdistan”ın yayımlanan ilk sayfalarının kapağında gazetenin amacı belirtilmiĢtir. Nitekim ilk iki sayısında “Kürtleri uyarmak ve zanaatlar öğrenimine özendirmek için” Kürtçe olarak yayımlandığı, üçüncü sayıdan itibaren ise “Kürtleri fen ve ilim tahsiline teşvik” etmek için Kürtçe veya Kürtçe ve Türkçe yayımlandığı vurgulanmıĢtır (Kurdistan, 1991: 1). Aynı zamanda Mikdad Mithat Bedirhan,

“Kurdistan”ın ilk sayısının Fransızca çıkarılan ekinde, gazetenin çıkarılma gayesini Ģöyle ifade etmiĢtir (Kaya, 2010: 70-72):

“Günümüzde artık dünyada meydana gelen her türlü olayı gazeteler yazmakta.

Birçok şeyi gazetelerden öğrenmekteyiz. Fakat ne yazık ki o kadar cesur, yiğit ve mert olan Kürtler böyle bir şeyden mahrumdurlar. Ben de siz Kürtleri dünyadaki gelişmelerden haberdar etmek, Kürtlere ilim ve marifetin yollarını göstermek, Kürtleri, Kürtçe okuma yazmaya teşvik etmek için bu gazeteyi çıkarıyorum.”

Yine, Mikdad Mithat Bedirhan “Kurdistan”ın Fransızca çıkarılan ekinde, Ģunları yazmıĢtır (Celil, 2001: 26):

“Bu gazeteyi oluştururken, kendi milletimden insanlara okuma sevgisi aşılamayı, halkın, çağdaş ileri medeniyetle tanışmasını ve kendi edebiyatını tanımasını amaçladım… Mısır‟da kalarak Kürdistan‟da olan biteni görmek ve gurbetteki bu gazeteyle halkımın çıkarlarına hizmet etmek, onun kültür seviyesini yüceltmek istiyorum.”

Benzer Ģekilde, Mikdad Bedirhan ilk sayının giriĢinde besmeleyle baĢladığı Kürtçe yazısında, gazetenin amacını Ģöyle ifade etmiĢtir (Bedirhan, 1991a: 3-4):

“Yüz binlerce kez yüce Allah‟a şükürler olsun… Allah yolunda bu gazeteyi yazdım.

Yüce Allahın izniyle bundan böyle her on beş günde bir gazete yazacağım. Adını ise

“Kurdistan” koydum. Bu gazetede bilimin ve bilgilenmenin iyiliklerini anlatacağım;

nerede öğrenim yapılabileceğini, nerede iyi okullar bulunduğunu Kürdlere

101 göstereceğim; nerede hangi savaş yapılıyor, büyük devletler ne yapıyorlar ve nasıl savaşıyorlar, ticaret nasıl yapılır; hepsini anlatacağım.”

Böylelikle gazetenin, Kürtlerin eğitilmesini temel hedef olarak belirttiğini görmekteyiz. Fakat Malmisanij, gazetenin belirttiği bu hedefler ile beraber aynı zamanda Ģu tür hedeflerinin de olduğunu ortaya koyması bir çeliĢki olarak karĢımıza çıkar. Malmisanij, Nurdar gazetesinin 226. sayısından alıntılayarak, “Kurdistan”

gazetesinin amacını Ģöyle ifade etmiĢtir (Malmisanij, Lewendî, 1992: 11): “Arnavut, Romanyalı, Asuri, Arap, Ermeni ve Kürtlerin yaşadığı bölgeleri de kapsayan

gazetesinin amacını Ģöyle ifade etmiĢtir (Malmisanij, Lewendî, 1992: 11): “Arnavut, Romanyalı, Asuri, Arap, Ermeni ve Kürtlerin yaşadığı bölgeleri de kapsayan

In document De WWB gewogen: gemeenten aan het woord (pagina 38-43)